DİYETİSYEN BERNA ÇOBAN

     Polikistik over sendromu , doğurganlık çağındaki kadınların %5-10’unda görülen kronik bir endokrin bir hastalıktır. Yumurtalıklarda (overlerde) yapılan folliküller , bu hastalıkta ya olgunlaşamaz ya da döllenmeyen yumurtalar vücuttan dışarı atılamaz. Sonuç olarak da bu kullanılamayan folliküller kistleşir. Bu çoklu kümelenmeler de çeşitli semptomlara neden olur. Erkeklik hormonlarının (androjenler) yükselmesi,adet dünezsizliği, infertilite(kısırlık) ,obezite ,insülin direnci,yüz ve vücutta kıllanma, anovülasyon (overlerden olgunlaşmış yumurtanın salınmaması) bunlardan bazılarıdır.

   Genetik yatkınlıklar sebep olarak görülse de nedeni tam olarak bilenemez. Ancak obezite, insülin direnci ve hareketsiz yaşam temel nedenleri olarak gösterilebilir.
   PKOS’un henüz kesin tedavisi yoktur. Yapılan tedaviler  hayat kalitesindeki iyileşmelere yöneliktir. Semptomların giderilmesi ve gelecekte oluşabilecek  Tip 2 diyabet, hipertansiyon, kolesterol seviyesinde yükseklik, karaciğerde yağlanma, obezite, kanser,uyku apnesi, depresyon yan hastalıkların oluşumunun engellenmesi amaçlanmaktadır. İnsülin direncinin tedavi edilmesi  önceliklidir.Kilo vermek, düzenli egzersiz yapmak,insülin direnci için oral anti diyabetiklerin kullanılması , adet düzensizliği için oral kontraseptif kullanımı ( adet düzensizlikleri için ), gebelik planlayanlar için çeşitli tedaviler,anti androjen ilaç kullanımı gibi tedaviye yönelik uygulamalar söz konusudur.
 Sağlıklı beslenme programı ve hareketli bir yaşam tarzıyla polikisitik over sendromu ile başa çıkmak mümkün!!! Peki neler yapılabilir?
1.    Mutlaka glisemik indeksi düşük beslenmek gerekir. İnsülin direncini tedavisinde kan şekerini uzun süre dengede tutacak sağlıklı karbonhidratlara ihtiyaç vardır. Karbonhidrat kaynağı olarak tam tahıllı besinler, bulgur , yulaf veya  özellikle kabuklu meyveler tercih edilmelidir. Diyetin genel karbonhidrat içeriği çok yüksek olmamalıdır.
2.    Yağsız protein kaynakları sağlıklı beslenme programında yüksek olmalıdır. Tavuk , balık , hindi , kurubaklagil , yumurta düşük yağlı protein kaynağı olarak değerlendirilir
3.    Düşük yağlı diyet yapılmalıdır.Özellikle doymuş yağ kaynakları kısıtlanmalıdır. Tercih edilmesi gereken yağlar omega 3 yağ asitleridir. Balık , ceviz , fındık , badem , avokado, keten tohumu iyi birer omega 3 alternatifidir.
4.    Yeterli lif alımı kan şekerini dengede tutacak bu sayede insülin direnci tedavisinde başarı artacaktır. Kurubaklagiller,tam tahıllılar, sebze ve meyveler temel posa kaynaklarıdır.
5.    Pkos’un ortaya çıkardığı inflamasyona karşı, antienflamatuar özelliği olan zerdeçal, soğan , sarımsak , meyve, zencefil, pulbiber gibi besinler diyete dahil edilmelidir.
6.    Öğün sayısının arttırılması tedavide en önemli detaydır. Kan şekeri dengesinin sağlanmasına yardımcı olur ve böylece Pkos tedavinde de başarı artar. En önemli öğün olan kahvaltının düzenli olarak yapılması , akşama doğru kalori miktarında düşüş olması büyük oranda fayda sağlar.
7.    Hergün kilogram başına 30-35 ml su tüketmek gereklidir.
8.    Düzenli egzersiz yaşam şekline dönüşmelidir. Egzersiz insüline olan direnci azaltır ve duyarlılık artmaya başlar. Böylece fizikel ve ruhsal iyileşme başlar.
9.    Magnezyum ve D vitamini seviyelerinin Pkos üzerinde önemi büyüktür. Eksiklik söz konusu olduğunda takviye edilmesi elzemdir.
                                                           Diyetisyen Berna ÇOBAN